4 Ocak 2012 Çarşamba

DEDEMİN ETKİLERİ

Küçüktüm, o zamanlar oyuncak bebeklerimle uyuyordum. Küçük kahverengi bir ayım vardı. Annem tüyleri dökülüyor diye sobaya atmış, bana da söylememişti. Yokluğunu anlayınca çok üzülmüştüm.  
Küçüktüm, yetişkinlerin dünyasını anlamaya çalışıyordum. O büyük davranışlarının nedenini öğrenmeye çalışıyordum. Hep zor dedikleri hayatın zorlukları neler olabilir diye merak ediyordum. Korkuyordum yetişkinlerden, bana ya çocukmuşum gibi ya da yetişkinmişim gibi davranıyorlardı. Onlar öyle davranmasalar ben olduğum gibi kalacaktım.
Çocuktum, herkes benden büyüktü. Kimse ölmemişti. Dedem sağdı, babannem sağdı. Ve hayatımın en unutulmaz anları yaşanıyordu. ben biliyordum onları kaybedeceğimi ama kimseye bir şey söyleyemiyordum.
Dedem, tüm heybetiyle hayatımızdaydı. Dedem, hatıralarımın en güzel yerindeydi. Hayatımın bilgesi, tanıdığım ilk filozof oydu. Kelimeleri özenle seçer, matematikten anlar, bilgece övünür, merhameti gözünden okunur, öğütleri kulaklardan çıkmaz, masalları unutulmaz, hepimizi düşündürürdü. Sesi, dedikleri, bakışları, şefkati  insan sevgisi, evlatlarına, torunlarına olan sevgisi dün gibi aklımda.
Hiç unutmam bir gün dedem demişti: "Çok okuma yalnız kalırsın" demişti. Ben de isyan etmiştim. Ayaklarımı sertçe yere vurmuş, inat etmiştim. Birinin beri sırf okuyorum diye sevmeyeceğini inanmamıştım.  İçten içe de korkmuştum. Ya dedemin dediği gibi olursa, ya sonsuza kadar yalnız kalırsam. Bu kadar küçük ve tecrübesizken nasıl karşı koyacaktım dünyaya? Düzen dışında kalmaktan korkmuştum. Dedem içime cevabını veremeyeceğim bir korku düşürmüştü. Zaten büyükler küçüklerin içine kurt düşürmekte, onları korkutmakta ustadırlar.
Sonra zaman geçti, her şey değişti. Dedem ben daha küçücükken gitmişti.
Dedemin sözleri uçuştu yıllarca, bazıları asılı kaldı, uçuştu bazıları.  Sözler zamanla anlamlarını bulmaya başladı. Anlamlarını buldukça içimde yer edindiler.
Şimdi daha iyi anlıyorum, okuyanlardan oldun mu, anlayanlardan oldun mu nasıl yorgun düşeceğimi, anladıkça uzaklaşacağımı, kendi dünyama kapanacağımı, bildikçe ıssızlaşacağımı biliyormuş dedem.
Ben ne zaman biri ile anlaşamasam, kendimi ifade edemesem, yanlış anlaşılsam ya da yalnız kalsam aklıma dedemin sözleri gelir. İnsan kendi ağırlığınca yalnızdır derdi dedem, haklıymış.
O hep bilirdi, her şeyi bilirdi, Yürüyen bir kütüphane gibiydi. İlkokulu bile zorla okumuş, devamını okumak istemiş ama okutulmamıştı. O her şeyi bilir, duyar, anlar, hisseder ve yürekten gelen bir sesle anlatırdı.
Şimdi çok daha iyi anlıyorum. 11, 12 yaşlarımdaydım, onu en son gördüğümde. Uzun zaman olmuş. Bir çocuğun aklında, kalbinde, böyle bir yer edinmek için ne yapmış olabilir? Sahici olmak dışında. Hayallerime seslenmişti, düşüncelerime yerleşmişti. Kendini bana öğretmişti...
Yıllar geçtikçe dedemi daha çok özlüyorum, masallarını , her masalın sonundaki öğütlerini çok özlüyorum. Yaşasaydı kim bilir neler anlatırdı bana?  Dedemin etkileri saymakla bitmez.
Seni ok özledim dede. Şimdi bana uzaktan bakıp gülümsediğini hissediyorum. Bu kadar büyüdüğümü görünce şaşırdığını ama tebessüm ederek benimle gurur duyduğunu biliyorum.

4.OCAK.2012

3 yorum:

Nehire dedi ki...

Yzınızı okuyunca,rahmetli dedelerimden bana kalan değerli anlara gittim,tebessüm ettim.Teşekkürler,sevgiyle kalın...

brai dedi ki...

Bir dedeniz olduğu için ne kadar şanslısınız. Ben dedelerimi hiç görmedim ama fısıltılarını her daim işittim. Güzel bir tebessüm oldu benim için...

HARE dedi ki...

Zaman ayırıp yazımı okuduğunuz, hissettiğiniz ve güzel yorumlarınızla katkıda bulunduğunuz için ben teşekkür ederim.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA