30 Mayıs 2015 Cumartesi

"AN" MESELESİ


Yazmak bir seçimdir.
Yazmaya uzak durmak da..
Havaya bakıp hüzün toplamak, içindeki çiziklerin çetelesini tutmak,
hayal kurmaktan vaz geçmekte bir seçimdir.
Kaçıp gitmenin bir seçim olduğu gibi, kalıp mücadele vermek de bir seçimdir.
Seçim yapamayacak kadar yorgun olmaksa bir seçim değil sonuçtur.
Bazen yazarak hafiflediğimizi hissederiz, arındığımızı, rahatladığımızı..
Bazen de yazmak külfet, anlatmak ağır gelir.
Uykudan huzurla uyanmak kadar, kaygıyla güne başlamak gibi.
Baş ucunda çözmeni bekleyen sorunlarla karşı karşıya kalmak gibi.
Yapmak istediklerinizle yaptıklarınız bir türlü örtüşmez, aralarının açıklığı huzursuzluğunuzu besler..
Düğümler boğazınızı, yüreğinizi sarmalar..
Sesiniz çıksın istemezsiniz, fark edilmek istemediğiniz gibi..
Bir mucize bekler, o mucizenin gelmesi ile sorunlarınızın bir an da çözüme kavuşmasını istersiniz.
"Çözüm içinde, önce kendini sevmekle başla, kendin için yap." gibi söylemleri inandırıcı bulmaz, bunların sizin için olmadığına inanırsınız.
Bazen bilmek, çözmek için yeterli gelmez.
Bazen bilmek, bildiğin şeyi yapa bilmek anlamına gelmez.
bulutların dağılması gibi, içinizdeki bulutların dağılmasını beklersiniz.
Ne zaman dağılacağı belli olmaz, belki içimizde ki bulutların dağılması için de bir yağmur gerekir.
Belki içimizdeki sıkıntı yağmur sıkıntısıdır.
Yağmayı bekliyordur.
Bir yağsa güneşi görmek, ışığa ulaşmak, aydınlığa kavuşmak an meselesidir..

Halenin Haresi

Mayıs. 2015

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA