30 Ağustos 2015 Pazar

ALAMUT KALESİ / VLADİMİR BARTOL

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Alamut. Okurken okuduklarıma inanmakta zorlandığımı söylemeliyim. Nasıl böyle olabilir, insan nasıl körü körüne inanabilir diye sormadan edemedim. Gerçekten etkileyici bir dille kaleme alınmış. İlk sayfasından okuyucusunu saran bir kitap olmuş. 
Tarihi romanları sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum. Kitap, inanç ve insanların inancının onlara neler yaptırabileceği üzerine.. (Günümüze ne kadar da benziyor :) Tarikat olmanın temelini anlatıyor. İnananmakla fanatik olmak arasındaki ürkütücü gerçekliği konu alıyor. Büyük Selçuklu Devleti’ni çöküşe hazırlayan, İsmaili öğretisiyle Hasan İbn-i Sabbah’ın sıfırdan vücuda getirdiği saltanatının hikayesi. Hasan Sabbah' ın Alamut Kalesi' nin, cennet bahçelerinin ve fedailerinin tarihi romanı.. ''Hıristiyanların zaman ölçüsü ile 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant'tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan'ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara'dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı...'' ''Avni oğlum, Tahir'in torunu!'' demişti ona. ''Doğruca Demavend Dağı'na giden yolu tut. Rey'e ulaşınca Şahrud Irmağı' na giden yolu sor. Irmağın kaynağı sarp bir vadide bulunmaktadır; oraya çık. Büyük bir kale göreceksin: Bu yerin ismi Alamut kalesidir, yani 'kartal yuvası.'

Tarihi romanları okumaktan keyif alıyorsanız Alamut Kalesi'ni mutlaka okuyun.

HALENİN HARESİ
30.08.21015 

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA