4 Ağustos 2015 Salı

DEVİR / ECE TEMELKURAN



Yazın kitap okumanın tadı bir başka oluyor. Hele de sayfiyedeyseniz, rüzgar serinletiyorsa, bir hamağa ya da salıncağa atmışsanız kendinizi.. O zaman okumanın keyfi bir başka oluyor.
Yaz okumalarımın bende ki yeri ayrıdır. Ece Temelkuran'ın yeri de.. Son kitabı Devir çıkınca hemen okuma listeme almıştım. Kitap yine aynı Temelkuran sıcaklığı, samimiyetiyle kaleme alınmış. Samimi olduğu kadar sarsıcı bir konusu var. Öyle bir çırpıda okumak, bitirmek istemiyorsunuz. Sindirmek, düşünmek, o kurken kendinize zaman vermek istiyorsunuz. İki küçük çocuk, Ali ile Ayşenin olaylara bakış açısı ile hem çocukların dünyasını hem de yetişkinlerin dünyasını okuyorsunuz. yazar çocukların gözünden okurlarına bir devri anlatıyor. Devir, bir dönemi anlatıyor. 12 eylülün hemen öncesini konu alıyor. Çocukların gözünden anlatılan bu roman dolayısıyla çocuk saflığını, çocuk coşkusunu, çocuk samimiyetini ile okuyucusunu sarmalıyor. Okudukça kendinizi bir Ali'nin bir Ayşe'nin yerine koyuyorsunuz. Bir devri anlatan bu kitabı okuyunca, aslında günümüzde de pek bir şey değişmediğini fark ediyor. Siyasilerin karar alma mekanizmasının, halka gösterilen şiddetin, ülkeyi ikiye bölmenin, insanları birbirine düşürmenin benzer durumlarını şimdi de yaşamıyor muyuz?
Belki de o devre bakarak bu devri daha iyi anlamak için Devir kitabını okumalıyız..
Yazın ne okusam diyenlere önerebilirim Devir'i..
Şimdiden keyifli okumalar..

HALENİN HARESİ


Devir, sadece bir dönemin romanı değil, bir unutuşun, hatırlamamanın ve dönemin eleştirisi bir kitap. Kitap o dönemden şu ana gelene kadar ülkenin içinde bulunduğu durumun da panoramasını gösteriyor. Kısacası o dönemin siyasetçilerinin “Öyle bir nesil yaratacağız ki kim olduklarını unutacaklar!” sözünü doğrulayan bir roman olduğunu görüyoruz.

Kitap hakkında:

"Ben artık susmak istemiyorum. Çünkü insan belki hiç konuşamaz bir kere susarsa. Kuğu gibi dili dışarıda kalır, ses çıkmaz. Ben artık hep konuşacağım."

Bu bir devir romanı. Herkesin zamanı bir başkasına devrettiği hayatta, Ali ve Ayşe'nin beraber kurdukları gizli bir dünya var içinde. Sadece o iki çocuğun gördüğü ve bir tek dilsiz kuğuların bildiği bir yer. O dünyada bugün yaşadıklarımıza asıl biçimini verenler, yani unuttuğumuzu hatırlamadığımız şeyler var... Ece Temelkuran, yalnızca çocuk gözümüzle bakınca hatırlayacaklarımızı anlatıyor. Dilsiz kuğuların dün söylediklerini yarına devrediyor...
(Tanıtım Bülteninden)

2 yorum:

Çitlembik dedi ki...

Anlatımin çok hoş hele bloğunun başlığındaki resimler harika:-)takipteyim bana da beklerim:-)

HARE dedi ki...

Çok teşekkür ederim. En yakın zamanda iadei ziyaret yapacağım..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA