20 Ekim 2015 Salı

YOKLUĞUMU HESAPLA


Birlikte yürüdüğümüz yolun uzunluğunu değil, yaşadığımız yolu hesapla! Ben sana yağmur yağarken, gökyüzüne bakıp sevinmeyi öğrettim! Sevinmeyi hesapla! /// Gün gelir; ölürüm... Yokluğumu hesapla! /// Kainat boşluğunun sonsuzluğunda ritmik bir noktacık; dünya... Koca dünyada ritmik bir noktacık; kalbim... Rabbimin 'Hiçbir yere sığmam; oraya sığarım' övgüsüyle yüce... Ve ama, hırsının örsünde vahşice; Kırılmayı hesapla! /// Başucundaki eski bir kitap gibiyim çocukluğunu fısıldayan... Beni değil, kendini verirsin eskiciye! Ve seni kime sorarlar sonra? Sen kime sorarsın kendini? Kaybolmayı hesapla! /// Beni bulabilirsin belki... Ama belki... Güvercinlerin olduğu yerde; Fatih'te, Eyüp'te veya Yenicami' de... Bir avuç yemi savururken havaya... Sessizce ağlarken, Veya. Bıraktığın yerde; Bulabilmeyi hesapla... /// 

İlla ki ölürüm... Yokluğumu hesapla!


Murat Başaran

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA