27 Temmuz 2016 Çarşamba

BİN HÜZÜNLÜ HAZ / HASAN ALİ TOPTAŞ

Okuma listemden bir kitap seçerken daha önce okumadığım yazarlara öncelik tanımaya çalışırım. Bazen de okuduğum ve sevdiğim, dünyasından haz aldığım yazarlara torpil geçerim.. Hasan Ali Toptaş, pek çok okurun övgüyle söz ettiği bir yazar olması, listemde öncelik kazanmasına neden oldu. 
Kitabı elime alır almaz, bir solukta okuduğumu söylemeliyim. Yazarın başka, bambaşka bir dünyası var. Kelimelerle arası oldukça iyi. Kendine ait bir dünyası var. Daha ilk satırlarında, okuyucusunu masalsı bir atmosferle kucaklıyor. Bir yandan anlatıcının anlattığı hikayeye dalmasını sağlarken, bir yandan da kendi iç atmosferinizden, seçilmiş kelimeler havuzuna balıklama atlamanıza imkan sunuyor.. Kelimeleri zengin, etkileyici, iz bırakan türden, sürükleyici.. Upuzun cümleler su damlaları gibi akıp geçiyor gözünüzden, hem de gönlünüze değerek.. Sonu gelmeyecek gibi gelen cümleler, nihayet sonlanıp, noktaya kavuşunca, bitti diye hüzünleniyorsunuz. Hikayenin anlattığı yola değil de kelimelerin sizi götürdüğü yere gitmeye başladığınızı hissediyorsunuz. Yazarla tanışma kitabım, yani bu ilk tecrübe benim için etkileyici ve bir o kadar da sürükleyici oldu.. Okumak isteyen, henüz okumayanlar için tavsiye ediyorum.

Metin­le­ri­ni va­ro­luş ve yo­ko­luş üze­ri­ne ku­ra­rak va­ro­luş­çu­lu­ğu taş­ra­ya ta­şı­ma­sıy­la öz­gün­lük ka­za­nan, sa­de di­linden yük­se­len mü­zik­le gi­de­rek ha­ya­tı ya­zı­ya, ya­zı­yı ise bü­yü­lü bir ha­ya­ta ben­ze­ten bir ya­zar...

Yaz­ma se­rü­ve­ni­ni “ha­ya­tı ke­li­me ke­li­me ge­niş­let­mek” ola­rak ad­lan­dı­ran Ha­san Ali Top­taş, me­tin­le­ri­ni bi­rer sen­fo­ni­ye de dö­nüştü­re­rek, dı­şa­rıy­la içe­ri­nin, gö­rü­nen­le iç dün­ya­nın, ger­çek­lik­le rü­ya­la­rın, so­mut­la so­yu­tun çar­pışma­sın­dan do­ğan te­kin­siz bir at­mos­fe­re ça­ğı­rı­yor oku­ru­nu. Tam bir ya­zı us­ta­lığıy­la, Türk­çe­nin im­kân­la­rı­nı so­nu­na ka­dar zor­la­ya­rak, ede­bi­ya­tın bü­yü­lü dün­ya­sına kapılar açarak...



Hikâyenin bütünlüğü daha fazla çözülmesin diye, bu bölümde de boş bırakılmış birkaç sayfa tadı bulunsun istiyorum çünkü ve böylece hikâye, bir süre de olsa benliğimin sınırlı bakışından kurtulup rahat bir soluk alabilsin, kendisi kalabilsin, ya da anlatmakla ben onu bir yandan yaşatıp bir yandan öldürüyorsam bu güzel günahın birazı da sizin olabilsin istiyorum.

Bin Hüzünlü Haz olağanüstü bir metin, gecikmiş Türk romantizminin başyapıtı.

Yıldız Ecevit



Sayfa Sayısı: 130

Baskı Yılı: 2009


Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA