19 Eylül 2016 Pazartesi

DERSADET'TE DANS / ENGİN GEÇTAN

İlk kez bir Engin Geçtan kitabı okuyorum. Beklentimin çok fazla olduğunu ve yazarın tüm bu beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim. Kitapta yer alan  karakterlerin her biri ayrı bir özenle kaleme alınmış. Kurgusu, seçilen konu, her bir karakterin dünyası ayrı bir roman konusu olacak şekilde derin ve çok boyutlu. Bu dünyanın siyah yanı ile ütopik  olarak kurgulanmış beyaz dünyayı konu alıyor. Yazar, insan olmanın öz değerlerini, toplumları yönetmek üzere kurulan sistemleri, kuralları, bozulan değerleri yarı fantastik bir hikaye de anlatıyor. Bir bu dünyada, bir diğerinde buluyorsunuz kendinizi. İyi ve kötülerin dengesi üzerine kurgulanmış kitap. Siyah ve beyaz, ying ve yang üzerine..
Okuma listesine alınmaya değer bir kitap..
Dersaadet' te Dans, nasıl ve ne zaman girildiği bilinemeyen bir çağın baş döndürücü dansından öylece seçilivermiş, sıradan bir mikrokozmozun masalı. Bir şeylerin sürekli öğütülüp yenilerinin var edildiği, gitgide hızlanarak, kaosun düzenle buluşup ayrıldığı yerde, kaosun kenarında sürüp giden bir dans. Korkuya kapılıp yadsınmaya çalışıldıkça içinde daha çok sürüklenip savrulunan bir çağ; uzun bir uykudan bu çılgın dansın ritmine uyanıverip bu yeni çağın dünya merkezlerinden biri olmaya aday bir kent. Çıplak özseverliğin giderek tırmandığı bir dünyada birlikte ya da tek başına yaşanmaya başlanan "yalnız kültürü." Toprakla bağını koparmış çaresizlerin gözlerini kozmosa çevirdiği ve alışılagelmiş sistemlerin geçerliğini hızla yitirdiği bir dünyanın öyküsü Dersaadet' te Dans. Kültürel birikimiyle teknolojinin sentezini başarıyla gerçekleştirip, kendini kendi içinde kilitlenmeye mahkum eden yakın tarihin egemen güçlerinin düzenine ayrıksı bir kentin öyküsü. Geleceğin provasının yapıldığı, kültürlerin yerini enformasyon ağının dinamiklerine bırakmaya başladığı bir dünyanın masalı.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA