19 Mart 2017 Pazar

ÇALGILI BAHÇE / SİMON VESTDİJK

Ölmeden önce okunacak kitaplar listelerinde adı geçen yazarlardan biri S. Vestdijk.. Benim de listemdeydi, merakla okumaya başladım. Öyle kolayca okunan, akıcı kitaplardan değil. Hatta kitabın ilk yarısı sıkıcı denecek türden ama ikinci bölümü oldukça akıcı. Naif bir konusu, naif bir başkahramanı var. Çalgılı Bahçe, bir bahçe etrafında, müzik, aşk, ilişkiler, toplumun tabakaları, sosyal çevre, ölüm vs gibi pek çok ağ üzerinden duygu aktarımı dolu bir kitap.
Çok etkilendiğimi söyleyemesem de okunmaya değer bir yazar..
Okumak isteyenler için şimdiden keyifli okumalar. 

Hollanda kökenli dev yazarlardan biri olan Vestdijk, eğer ülkesi dışında daha iyi tanınmış olsaydı, adı Joyce, Kafka ve Proust'la birlikte anılabilirdi.Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitap'Çalgılı Bahçe', Simon Vestdijk'in, ülkesinde ve Avrupa genelinde toplumsal sınıflar arasındaki ilişkileri yüksek entelektüalizmle yoğrulmuş, sertliği ve dosdoğruluğu ölçüsünde sevecen üslubuyla anlattığı ve 1930'lu yılların burjuva sınıflarında gerçek tokat etkisi uyandırmış romanlarının en ünlüsü.Tıp doktorluğunu bırakarak kendini yazmaya veren müzik sevdalısı Vestdijk, hayatında önemli yer tutan bu iki öğeyi 'Çalgılı Bahçe'de, kahramanı Nol'ün ağzından naklettiği trajik aşk öyküsünün merkezi yapmış. Ancak, iki ayrı sınıf mensubu arasında aşk, onları bir araya getiren müzik ve trajediyi doğuran kaçınılmaz ölümcül hastalık öğelerinin altında, romanı Yirminci Yüzyıl'ın önemli eserleri arasına sokan ve esas trajediyi yaratan olgu var: Burjuvazi, burjuvazinin alt sınıflara bakışı ve aymazlığı. 'Çalgılı Bahçe' Nol'ün çocukluk anılarıyla başlıyor. Bir çocuğun, büyüklerin yaşamına, yarı yarıya anlayan, anladıklarını da kendi zihinsel gelişimi oranında çoklukla yanlış yorumlayan bakışı, kahramanın büyümesiyle birlikte gelişerek hayata aymak yerine sınıf farklılığının vurgulanması adına inatla korunan ve baskın kılınan burjuva bakışına dönüşüyor. Bunu, Vestdijk'in ustalıkla çizdiği 'Orta halli Hollanda kasabası' çerçevesinde küçücük heveslere, hayallere ve özenmelere biçilen olağandışı değerler, insanca kabul edilmesi gereken yargıların tümüyle sınıf ve güç farklarına toslayarak parçalanması izliyor. Ve görünenin altındaki gerçek trajedi, burjuvanın tepeden baktığı gerçek hayat karşısındaki aymazlığı, anlamazlığı, bu bağlamdaki aşırı romantik yaklaşımları ve bir anlamda 'çocukça saflığı' ortaya çıkıyor.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA