5 Nisan 2017 Çarşamba

HUZURSUZLUK / ZÜLFÜ LİVANELİ

Livaneli okumayı seviyorum. Huzursuzluk, yazarın okuduğum altıncı kitabı. Livaneli'nin kalemini, dilini, dünyasını, atmosferini, karakterini ve bu karakterlerinin sahip olduğu yaşam görüşlerini dile dökemlerini okumayı seviyorum.
Huzursuzluk Kitabı, okuyucusunu yine kalbinden vuracak bir konunun ekseni etrafında geçiyor. Yanıbaşımızda yaşanan insanlık trajedisini konu alıyor. Savaş nedeniyle ülkelerinden kaçan ve ülkemize sığınan mültecileri konu alıyor. Bir yanımız neden kaçıyorlar diyor, bir yanımız içten içe vicdan azabından kıvranıyor. Bir yanımız neden dileniyor, neden sokaklarda yaşıyorlar. Neden kalıp mücadele etmek yerine kaçmayı tercih ettiklerin anlamaya çalışıyoruz. Sebepleri ne olursa olsun, yaşanan büyük bir insanlık suçu. İnsanı, insan olduğundan utandıran hikayeler, yaşantılar... Sözde din uğruna, inanış uğruna, kardeşi kardeşi düşüren, vurduran, öldürten, inandıran, vahşet, sıradan kılan yaşanmışlıklar. Bu coğrafyada yaşananları, kadınların maruz kaldıkları işkenceleri, insanların yaşadığı hayatta kalma mücadelesini anlatıyor kitap. Okurken, içimizi kanatan, sorgulatan, utandıran bir hikayeyi konu alıyor. Belki de bildiğimizi sandığımız hikayelere farklı bir bakış açısı getirerek daha yakından tanımamıza neden olmuş. 
Kitap ben de bu kadar çabuk bitmememliydi izlenimi yarattı. Tadı damağımda kaldı. Sanki daha uzun olması gerekiyordu. Belki de aynı acıyı , sayfalaraca, altını çize çize, kanata kanata anlatmamak bir seçimdir. Sanırım Livaneli okumak beni hiç hayal kırıklığına uğratmayacak.
Kalemine sağlık büyük usta..

Merhamet zulmün merhemi olamaz!
İstanbul’un kargaşası içinde sıradan bir yaşam süren İbrahim, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölüm haberi üzerine doğduğu kadim kent Mardin’e gider. Onun, önce sevdaya sonra ölüme yazılmış, Mardin’de başlayıp Amerika’da sona ermiş hayatını araştırmaya koyulur. Böylece âdeta bir girdabın içine çekilir, tutkuyla ve hırsla gizemli bir kadının peşine düşer. 

Harese nedir, bilir misin? Develerin çölde çok sevdiği bir diken var. Deve dikeni yedikçe ağzı kanar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… Ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.

Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmünü misliyle yaşamış Ezidi kızı Meleknaz’ın ve kelamın çocuklarının hikâyesi... Livaneli okuru, sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeğiyle buluşturuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Medya Cinsi : Ciltsiz
İlk Baskı Yılı : 2017
Ebat : 14x20
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 160
Hamur Tipi : 2. Hamur

1 yorum:

okuyan dedi ki...

Livaneli okumayı ben de çok seviyorum.
Henüz Huzursuzluk'u okumadım:) Ama çokça yorum okuyorum kitap hakkında.
Sevgilerimle.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA