23 Nisan 2017 Pazar

SÜPER İYİ GÜNLER / MARK HADDON

Süper İyi Günler, özel eğitim öğrencisi, otizmli bir çocuğun gözünden yazılmış bir kitap. Yaşamı, insanları, nesneleri, olayları farklı bir bakış açısıyla görmesi konu alıyor. Otizme karşı ön yargılarımızı kıran, empati yapmamızı sağlayan bir kitap. Kitap sürükleyici bir dile sahip. Akıcı, küçük bir çocuğun gözünden, bu yüzden kendi zihniyle karşılaştığı sorunları aşmaya çalışan, mücadeleci bir ruha sahip. Eğitimcilerin, psikologların ve özellikle de anne-babaların okuması gereken türden bir kitap. 
İnsanlar kafamı karıştırıyor.

Bunun iki temel nedeni var.

İlk neden, insanların hiç kelime kullanmadan bir sürü şey söylemeleri. Siobham, tek kaşını kaldırmanın bir sürü anlama gelebileceğini söylüyor. Bu ifade "Seninle seks yapmak istiyorum." anlamına gelebilirmiş, ayrıca "Biraz önce söylediğim şeyin aptalca olduğunu düşünüyorum." demek de olabilirmiş.

Bu komik bir kitap olmayacak. Espri yapmasını bilmiyorum çünkü onları anlamıyorum.

Esrarengiz bir cinayet ve bu cinayeti aydınlatmaya çalışan, dünyanın en dikkatli dedektifi: Christopher John Francis Boone. 15 yaşındaki dedektifimiz, yaşadığı sokaktan öteye tek başına hiç gitmemiş ama astronot olmak istiyor, dünya üzerindeki bütün ülkeleri ve onların başkentlerini sayabiliyor bir de 7.507'ye kadar bütün asal sayıları...

İngiltere'de yayımlandığı günden itibaren satış rekorları kıran ve bugüne kadar 15 dile çevrilerek 32 ülkede okuyucuyla buluşan Süper İyi Günler sizin de favoriniz olacak.

Başından sonuna kadar sürükleyici bir tema çerçevesinde yazılmış olması nedeniyle benzerlerinden farklı olan bu kitabın otizm gibi anlaşılması çok zor ve ciddi bir sorunla karşı karşıya kalan ailelerin çocukların daha iyi anlamalarında büyük fayda sağlayacağına inanıyorum.

- Prof. Dr. Barış Korkmaz-

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

SOSYAL MEDYA